Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram
7417 Sayılı Kanun ile yeniden Varlık Barışı düzenlemesi getirildi

7417 Sayılı Kanun ile yeniden Varlık Barışı düzenlemesi getirildi

7417 Sayılı Kanun ile yeniden Varlık Barışı düzenlemesi getirildi

KVK’ya eklenen Geçici 15. Madde düzenlemesi ile yeni bir varlık barışı düzenlemesi getirilmiştir. 

Varlık Barış uygulamasında BİLDİRİM veya BEYAN şeklinde iki başvuru yöntemi vardır.

Yurtdışında bulunan varlıkların varlık barışı uygulamasına konu edilmesi için Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bir BİLDİRİM yapılması gerekir. Yurtdışı varlıkların ayrıca vergi dairesine bir beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır.

Yurtiçinde bulunan varlıkların varlık barışı uygulamasına konu edilmesinde ise vergi dairesine BEYAN’ın yapılması gerekir.

Bildirim ve beyan için son süre 31 MART 2023 olup, bu sürenin uzatım yetkisine dair herhangi bir hüküm kanun metninde yer almamaktadır.

Yurtdışında bulunan varlıklardan; PARA, ALTIN, DÖVİZ, MENKUL KIYMET VE DİĞER SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI varlık barışı bildirimine konu edilebilir. Bir önceki varlık barışı ile aynı unsurlar bu yeni varlık barışına da konu edilebilmektedir.

Yurtdışında bulunan GAYRİMENKUL (TAŞINMAZ) VARLIKLAR varlık barışı bildirimine konu edilmeyecektir.

Bir önceki varlık barışı uygulamasında yurt dışı varlıkların bildiriminde vergi mükellefiyeti şartı aranmazken, yurtiçi varlıkların bildiriminde ise gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti şartı aranmaktaydı. Yeni varlık barışı uygulamasında önemli yeniliklerden bir tanesi de yurtiçi varlıklar için varlık barışı uygulamasına başvuru için gelir veya kurumlar vergisi MÜKELLEFİ olma şartının bulunmamasıdır.

Yurtdışında bulunan ve varlık barışı bildirimine konu edilen varlıkların, banka veya aracı kurumlara bildirim yapılmasından itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekir. Bu şart yerine getirilmediğinde varlık barışı uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak yeni düzenlemede, önceki varlık barışı düzenlemesinde olduğu gibi bu kuralın iki istisnasına yer verilmiştir:

BİRİNCİSİ yurtdışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve yeni kanunun yürürlük tarihi itibariyle kanuni defterde kayıtlı olan KREDİLERİN 31/3/2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılmasıdır.

İKİNCİSİ ise kanunun yürürlük tarihi itibariyle kanuni defterde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurtdışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yeni kanunun yürürlük tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış ve söz konusu avans hesabının en geç 31/3/2023 tarihine kadar kanuni defter kayıtlarından düşülmüş olması halidir.

Bu iki durumdan herhangi biri olduğunda, yurtdışı varlık bildirimine konu edilen varlıkların Türkiye’ye getirilme veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlardaki hesaba transfer edilmesine gerek kalmayacaktır.

Gerek yurtdışı varlık bildirimine gerekse yurtiçi varlık beyanına konu edilen varlıklar, bildirimi yapanın kanuni defterlerine (yurtdışı varlık bildirimini yapanın defter tutan vergi mükellefi olması halinde) kaydedilmesi gerekir. Bilanço usulüne göre defter tutan mükellefler, kanuni defterine kaydettikleri kıymet için karşı hesap olarak pasifte ÖZEL BİR FON HESABInı kullanacaklardır.

Bu özel fon hesabı İKİ YIL geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Önceki varlık barışı bildiriminde (193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 93 üncü maddesi) dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin kayda alınabilen varlıklar, herhangi bir süre kısıtı olmaksızın vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceği hüküm altına alınmışken yeni varlık barışı düzenlemesinde ise bildirim veya beyan tarihinden sonra iki yıllık bir sürenin geçmiş olması koşuluyla, söz konusu fon tutarı vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.

İşletme hesabı defteri tutanlar ile serbest meslek kazanç defteri tutanlar da varlık barışı bildirimi veya beyanına konu ettiği yurtdışı veya yurtiçi varlıklarını defterlerinde göstereceklerdir.

Gayrimenkullerin işletme kayıtlarına alınması ve işletmeye devrine ilişkin olarak tapuda yapılacak işlemlerden, TAPU HARCI alınmayacağı kanun hükmünde yer almıştır. Bu husus önemli bir yeniliktir, zira önceki varlık barışı düzenlemesinde gayrimenkullerin işletme kayıtlarına alınması süreci bakımından gerekli olan işletme üzerine devir işlemlerinde tapu harcı ödenmekteydi. Ayrıca bu hususta yapılan önemli bir düzenleme de işletmeye devir eden kişiler bakımından, söz konusu gayrimenkullerin Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80 inci maddesi kapsamında “elden çıkarma” olarak kabul edilmeyecek ve devir eden kişiler bakımından değer artışı kazancına konu edilmeyecektir.

Yeni varlık barışı uygulamasında yurtdışı varlıkların banka veya aracı kurumlara yapılan

BİLDİRİM’lerinde önceki varlık barışı uygulamasından farklı olarak, bildirimin yapılma zamanına göre değişen oranlarda olmak üzere (30.09.2022 ye kadar bildirim yapılırsa % 1, 01.10.2022 ila 31.12.2021 tarihleri (31.12.2021 dahil) arasında yapılırsa % 2, 1.1.2023 ila 31.3.2023 tarihleri arasında yapılırsa %3 oranında) önce vergi tahsil edilmektedir.. Ancak varlık barışı BİLDİRİMİ’ne konu edilen yurtdışı varlık, Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edildiği ya da Türkiye’ye getirilerek bu hesaplara yatırıldığı tarihten itibaren en az bir yıl süreyle bu hesaplarda tutulması halinde vergi oranı %0 (sıfır) olarak uygulanacak. Bu durumda, banka ve aracı kurumlar tarafından bildirim esnasında tahsil edilerek vergi dairesine ödenen vergi, bildirim sahibinin ilgili vergi dairesine müracaatı üzerine iade edilecektir.

Yeni varlık barışı uygulamasında vergi dairesine yapılan BEYAN’lar üzerine ise bildirilen varlıkların değerleri üzerinden bildirim zamanının bir önemi olmaksızın %3 oranında vergi tarh edilecek ve söz konusu vergi tutarı bildirim tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi gerekecektir. Bu suretle ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka vergiden mahsup edilemeyecektir.

Varlık barışı bildirimine konu edilen ve işletmelerin kanuni defter kayıtlarına alınan varlıklar için amortisman ayrılması söz konusu olmayacaktır.

Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılması halinde doğan ZARARLAR, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. Elden çıkarma halinde bir kazanç oluşması halinde ise oluşan kazancın gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelir olarak dikkate alınması gerekecektir.

Banka veya aracı kurumlara bildirilen veya vergi dairesine beyan edilen, varlıkların değeri üzerinden tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi halinde varlık barışı uygulamasının getirdiği imkânlardan (incelenmeme, tarhiyata muhatap olmama, düşük vergi ile kayda alma imkânları) yararlanılamayacaktır. Bu şart ile ilgili olarak Kanun metninde “…bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi…” şeklinde ifade yer almaktadır. Bilindiği üzere, banka veya aracı kurumlara yapılan bildirim üzerine banka tarafından hesaplanan ve bildirim sahibinden tahsil edilen vergi tutarı, izleyen ayın 15 inci günü akşamına kadar banka veya aracı kurumun vergi dairesine beyanname ile bildirimi üzerine tarh edilmekte ve  tarh edilen bu vergi de banka veya aracı kurum tarafından sorumlu sıfatıyla vergi dairesine  ödenmektedir. Bu yönüyle, özellikle banka veya aracı kurumlara yapılan varlık barışı bildirimleri üzerine, bildirimi yapan gerçek veya tüzel kişinin hesaplanan tutarı banka veya aracı kuruma ödemiş olması ve bunun da banka veya aracı kurum tarafından vergi dairesine beyan ve ödenmesi gerekir.

Banka veya aracı kurumlara BİLDİRİLEN yurtdışı varlıklar (vergi mükellefi olmayanların yurtiçi varlıklarının banka veya aracı kurumlara bildirimi dahil) ya da vergi dairelerine BEYAN EDİLEN varlıklara   isabet   eden   tutarlara   ilişkin   hiçbir   suretle   vergi   incelemesi   ve   vergi tarhiyatı  yapılmayacağı yeni varlık barışı düzenlemesinde de yer almıştır. Yeni varlık barışı düzenlemesinde ilave olarak bir önceki varlık barışı düzenlemesinde yer almayan yeni bir hüküm  bulunmaktadır: “Bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen veya beyan edilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirim veya beyana konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.”

Beyan veya bildirim kapsamında tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.

Bildirim ve beyan süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin düzeltme yapılamaz.

Düzenleme, 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Not: Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1) 09.08.2022 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu tebliğe buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

Ferdi Asım Hellaç
Mali Müşavir

 

Paylaş: