Telefon
WhatsApp
Linkedin
Instagram

Zonguldak Ereğli Mali Müşavir Ferdi Asım Hellaç

  • 04 Temmuz 2026, 10:07
rajibraj Favicon
49 Okuma

KVK Geçici 19. Madde Kapsamı Varlık Barışı Genel Tebliği ve Uygulama Esasları

4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Genel Tebliğ ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19. maddenin uygulama usul ve esasları belirlendi. Düzenleme, yurt dışında ve yurt içinde bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının milli ekonomiye kazandırılmasını amaçlamaktadır. Tebliğ, mükelleflerin bu varlıkları belirli şartlar altında yasal kayıtlarına almaları durumunda kendilerine sağlanan vergi avantajlarını, indirimli vergi oranlarını, hangi varlığın nasıl değerleneceğini ve vergi incelemesi yapılmamasına yönelik hususları ayrıntılı bir şekilde düzenlemektedir. 

Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirimi ve Vergilendirilmesi

Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında sahip oldukları kapsama giren varlıklarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirebileceklerdir. Bildirilen bu varlıkların, bildirim tarihinden itibaren en geç iki ay içerisinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaplara transfer edilmesi zorunludur. Ayrıca gümrükten fiziki olarak getirilecek varlıkların da gümrük işlemlerinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekmektedir.

Uygulamada temel vergi oranı yüzde 5 olarak belirlenmiştir ve bu tutar bildirim sırasında banka veya aracı kurumlar tarafından peşin olarak tahsil edilmektedir. Ancak düzenleme, varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulmasının taahhüt edilmesi halinde kademeli ve oldukça avantajlı vergi indirimleri sunmaktadır. Varlıkların vadeli hesaplarda, Devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi durumunda oranlar elde tutma süresine göre değişmektedir. Bir yıl taahhüt için yüzde 4, iki yıl için yüzde 3, üç yıl için yüzde 2, dört yıl için yüzde 1 ve beş yıl taahhüt için yüzde 0 vergi oranı uygulanmaktadır. Ayrıca, 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilmesi kuralı getirilmiştir. 31 Temmuz 2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonraki bildirimlerde oran toplamda 1 puan artırımlı uygulanacaktır.

Örnek 1: Yurt dışında bulunan 10.000.000 Türk lirası karşılığı dövizi için 15 Eylül 2026 tarihinde bankaya bildirimde bulunan bir gerçek kişi, bu tutarın en az iki yıl süreyle vadeli hesapta tutulacağını taahhüt etmiştir. Bu durumda uygulanacak vergi oranı yüzde 3 olacak ve banka tarafından 300.000 Türk lirası vergi tahsil edilerek yasal işlem tamamlanacaktır.

Örnek 2: Yurt dışında bulunan 25.000.000 Türk lirası tutarındaki varlığını 20 Kasım 2026 tarihinde aracı kuruma bildiren bir anonim şirket, bu tutarı en az beş yıl vadeli mevduatta değerlendireceğini taahhüt etmiştir. Bildirime konu varlık için yüzde 0 oranı uygulanacak, kurumdan vergi tahsil edilmeyecek ancak varlık beyannameye dâhil edilerek yasal kayıt sürecine dâhil edilecektir.

Örnek 3: Yurt dışındaki 8.000.000 Türk lirası varlığını 5 Şubat 2027 tarihinde bildirerek en az bir yıl kira sertifikasında değerlendireceğini taahhüt eden bir kişi için ise oran yüzde 4 yerine, dönemsel yarım puanlık artış kuralı gereği yüzde 4,5 olarak dikkate alınacak ve 360.000 Türk lirası vergi hesaplanacaktır.

Yurt İçinde Bulunan Varlıkların Kayıt Altına Alınması

Düzenleme yalnızca yurt dışı varlıkları değil, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de sahip oldukları ancak kanuni defterlerinde yer almayan varlıklarını da kapsamaktadır. Bu mükellefler, söz konusu varlıklarını yine 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka ve aracı kurumlara bildirebileceklerdir. Yurt içi varlıkların bildiriminde de yurt dışı varlıklarda olduğu gibi vergi dairelerine ayrıca bir beyanda bulunulmayacak, işlemler doğrudan banka ve aracı kurumlar üzerinden yürütülecektir. Taahhütlü yatırım araçlarına sağlanan indirimli vergi oranları yurt içi bildirimlerde de aynen geçerlidir. Ayrıca, defter tutma zorunluluğu olmayan mükellefler ile şahıs şirketleri ve adi ortaklıkların da varlıklarını banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırarak ve tevsik ederek bu hükümden faydalanmaları mümkündür.

Örnek 4: Bir anonim şirketin banka hesaplarında bulunan ve şirkete ait olan 15.000.000 Türk lirası tutarındaki döviz varlığının kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmediği tespit edilmiştir. Şirket, bu varlığı banka aracılığıyla bildirim konusu yapabilecek ve yasal defterlerine dâhil ederek düzenleme hükümlerinden faydalanabilecektir.

Bildirimlerde Düzeltme İşlemleri ve Süreler

Mükelleflerin yurt dışı veya yurt içi varlıklar için tek bir bildirimde bulunması esas olmakla birlikte, düzenlemede her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden birden fazla bildirim yapılması mümkündür. Bildirim yapıldıktan sonra aynı ay içerisinde hataların düzeltilmesi, tutarın artırılması veya azaltılması amacıyla düzeltme yapılabilmektedir. Tutarın azaltılması halinde fazla ödenen vergi banka veya aracı kurum tarafından iade edilmektedir. Sonraki aylarda azaltıcı bir işlem yapılmak istenirse, varlıkların Türkiye'ye getirilmesi gereken iki aylık sürenin aşılmamış olması gerekmektedir. Ancak takip eden aylarda tutar artırılmak istenirse, önceki bildirim düzeltilmeyecek, sadece ilave edilecek tutar için yeni bir bildirim yapılacaktır. Bildirim süresi olan 31 Temmuz 2027 tarihinden sonra ise düzeltme talepleri kesinlikle dikkate alınmayacaktır.

Örnek 5: 10 Ağustos 2026 tarihinde 15.000.000 Türk lirası karşılığı döviz bildiren bir gerçek kişi, aynı ay içerisinde bu tutarı 7.500.000 Türk lirasına düşürmek veya 22.500.000 Türk lirasına çıkarmak isterse ilk bildirimini düzeltecektir. Eğer azaltma işlemini iki aylık süreyi geçmemek kaydıyla ekim ayında yapmak isterse yine ağustos bildirimi için düzeltme verecektir. Fakat eylül veya ekim ayında tutarı 22.500.000 Türk lirasına çıkarmak isterse, eski bildirime dokunmadan yalnızca aradaki 7.500.000 Türk liralık tutar için yeni bir bildirim yapması gerekecektir.

Hangi Varlıklar Nasıl Değerlenecek?

Tebliğin en kritik noktalarından biri de bildirime konu edilen varlıkların kanuni defterlere hangi değer üzerinden kaydedileceğidir. Varlıklar, banka veya aracı kurumlara bildirildiği tarih itibarıyla belirlenen değerleme ölçütleriyle değerlenmekte ve bildirimlerde bu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınmaktadır. Varlık türlerine göre değerleme usulleri şu şekilde belirlenmiştir:

  • Türk lirası cinsinden paralar: İtibari (nominal) değeriyle dikkate alınır.

  • Altın: Gerçek durumu yansıtan ve bildirildiği tarih itibarıyla oluşan rayiç bedeliyle değerlenir.

  • Döviz: Bildirim tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz alış kuru üzerinden hesaplanır.

  • Pay senetleri: Varsa bildirildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışı borsalardaki borsa rayiciyle değerlenir. Borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle kayıtlara alınır.

  • Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları: Pay senetlerinde olduğu gibi sırasıyla varsa borsa rayiciyle, yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle değerlenir.

  • Yatırım fonu katılma payları: İlgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla değerlemeye tabi tutulur.

  • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar: Varsa borsa rayiciyle, yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, o da belli değilse itibari (nominal) değeriyle hesaplanır.

Bildirimden sonra yapılan düzeltme işlemlerinde, varlıkların daima ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınmaktadır. Öte yandan, yatırım araçlarına (vadeli hesap, DİBS vb.) yatırım yapma taahhüdünde bulunanların, varlıkların transfer edildiği veya bildirildiği tarihten itibaren on gün içerisinde bu tutarları taahhüt konusu varlıklara dönüştürmeleri gerekmektedir. Bu zorunlu dönüşüm işleminde, varlıkların dönüşüm tarihindeki değerleri dikkate alınacaktır.

Kanuni Defter Kayıtlarına İntikal ve Fon Hesabı Uygulaması

Bildirilen varlıkların bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce yasal defterlere kaydedilmesi ve bilançonun pasifinde özel bir fon hesabına alınması zorunludur. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise bu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir. Pasifte açılan bu özel fon hesabı sermayenin bir parçası kabul edilmekte olup, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilememekte ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamamaktadır. İşletmenin tasfiyesi halinde veya devir ve bölünme durumlarında ise bu tutarlar vergilendirilmemektedir. Kanuni kayıtlara intikal ettirilen varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek; ödenen vergiler de hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.

Vergi İncelemesi ve Tarhiyatı Yapılmayacak Haller

Düzenlemenin mükelleflere sunduğu en büyük avantaj, şartlara uyulması kaydıyla bildirilen varlık tutarları üzerinden hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasıdır. Varlıkların süresinde Türkiye'ye getirilmesi, vergilerin zamanında ödenmesi, defter kayıtlarına intikal ettirilip özel fon hesabında iki yıl boyunca tutulması ve yatırım taahhütlerine uyulması bu avantajdan yararlanmanın katı koşullarıdır. Farklı bir nedenden dolayı mükellef nezdinde vergi incelemesi başlatılması durumunda, tespit edilen matrah farkının bildirilen varlıklardan kaynaklandığı anlaşılırsa, bildirim tutarına kadar olan kısım için tarhiyat yapılmamaktadır. Şartların ihlal edilmesi durumunda ise koruma hakkı yitirilecek ve eksik alınan vergiler gecikme faiziyle birlikte talep edilecektir.

Örnek 6: Yurt içi kayıt dışı varlıkları için 10.000.000 Türk lirası bildirimde bulunan bir anonim şirket, sektör incelemeleri kapsamında 2024 yılı için incelemeye alınmıştır. İncelemede 5.000.000 Türk lirası kayıt dışı satış farkı bulunmuş, ancak mükellef bu farkın bildirilen varlıklar nedeniyle oluştuğunu ispat etmiştir. Bildirim tutarı farktan yüksek olduğu için mükellef hakkında herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmamıştır.

Örnek 7: Yurt dışındaki varlıkları için 50.000.000 Türk lirası bildirim yapan bir limited şirket hakkında ihbara istinaden 2023 dönemi incelemesinde 75.000.000 Türk lirası matrah farkı bulunmuştur. İnceleme elemanı, bu farkın 40.000.000 Türk liralık kısmının bildirilen varlıklardan, kalanının ise hatalı amortisman ve gider kayıtlarından kaynaklandığını tespit etmiştir. Şirket, matrah farkının 40.000.000 Türk liralık kısmı için vergi tarhiyatından muaf tutulmuş, yalnızca kalan tutar üzerinden işlem yapılmıştır.

Örnek 8: Yurt dışındaki 30.000.000 Türk lirası tutarındaki varlığını dört yıl vadeli hesapta tutma taahhüdüyle yüzde 1 oranında vergilendirerek sisteme sokan bir kurumun, ikinci yılın sonunda parayı vadeli hesaptan çektiği tespit edilmiştir. Şirket vadeli hesap taahhüdünü ihlal ettiği için inceleme ve tarhiyat yapılmamasına ilişkin hükümlerden yararlanma hakkını kaybetmiş ve zamanında eksik alınan vergiler kurumdan gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmiştir. Zamanında tahakkuk ettirilmeyen bu vergiler için ayrıca vergi ziyaı cezası ise uygulanmayacaktır.

Ek:
Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)

Ferdi Asım Hellaç
Mali Müşavir

YASAL UYARI : İnternet sitemizde yer alan yazıların tüm hakları saklıdır. Ancak yazar ve site kaynağının aktif linkine yer verilerek alıntı yapılabilir. YAZILAR AYNEN YAYIMLANAMAZ. Aksi yönde eylemler hakkında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki tazminat ve ceza hükümlerinin uygulanması için hukuki süreçler başlatılacaktır.

Paylaş